O BİR HİKMET KIZAK
Metin AYDINOĞLU

Metin AYDINOĞLU

METİNLİ-YORUM

O BİR HİKMET KIZAK

02 Ağustos 2022 - 13:15

Ne güzel günlerdi. Doya doya yaşadık. Tatlı rekabet vardı. Gürültü patırtı olmazdı. Dargınlıklar bile üç dakikayı geçmezdi. İnternet yok, cep telefonu yok, haliyle anında fotoğraf çekip haber yazma olanağımız da yoktu. Olay mahalline gitmek şarttı. Maşallah cüsse süper, eller kürek gibi. Ama karınca ezmez bir temiz yürek. Lakabı Hacı Amca. Düzgün vatandaş, kalp kırmayan babacan adam, garip dostu bir insan evladı. Yüzlerce sporcuya, antrenöre, hakeme emeği geçmiş bir yiğit. Paylaşmacıdır, bencil olmadı hiçbir zaman. Lokmamızı paylaştığımız gibi fotoğraf dialarını bile çaktırmadan paylaşırdık. 

HEP KOŞTU YA ŞİMDİ

Yıllarca top peşinde koşturdu, haber peşinde koştu. En güzel fotoğraf çekme peşinde koştu. Yetmedi bir de diaları zamanında yetiştirme peşinde koştu. Deplasmanlardan son sürat, kelle koltukta. Öyle at, salla olduğun yerden. Yok böyle bir dünya. Kes-kopyala-yapıştır olmadığı, hazırcılığın, alıntı, çalıntı olmadığı günler. Şimdi arkadaş haberimizi kırpıyor, alttan üstten kuşa çeviriyor. Kalanı aynı, virgülüne kadar, altına sitesininin adını veya kendi adını soyadını koyuyor, sıkılmadan, pişkinlikle. Emeğe saygısızlık.

VEFASIZ OLMAYALIM

Şaka mı yaptı, bilemiyorum. Geçenlerde kerli, ferli ünlü bir isim 'Metin hep vefat edenleri yazıyorsun içim bayıldı' dedi. Ben de 'Hocam siz hasta olunca, eğer ki benden önce vefat ederseniz, söz yazmayacağım, duyurmayacağım' dedim. İyi demişim de mi ? Basın camiası değil sadece, vefasızlık, vefasızlar her yerde. Boş vermişlik,  erteleme huyu, menfaati de yoksa, ayfon bilmem kaçla bile aramaz. Merak etme seni de bir gün aramazlar, olur biter, beklersin. Telefonun elinin altını demeyi bıraktım, her zaman elinde. Arasana. Kim, ne halde ?  Sana emek verenler olmadı mı ? Kendi kendine mi gazeteci oldun ? Biz vefasız değiliz. Yalnız değilsin Hacı Amca. 4 yıldır bacaklarda sorun var. Yürümekte çok zorluk çekiyor. Biz varız, hepimiz varız.

EL ETEK ÖPMEZ ADAM

Hacı Amca neden mi ? Bu lakabı da Kabe'ye gidemediği için içinde uhde kalsa da, Muhittin Akbel ustam taktı. Eli öpülesi adam gibi adamdır. El etek öpmez. Yalan yazmaz, Yalan konuşmaz. Dedikodu bilmez, sevmez. Harika fotoğraflar çekti, haberler yaptı, ödüller aldı. Amatör ve profesyonel liglere çok emeği geçti. Çalışkandı, cevvaldi. Çok da iyi futbolcuydu, sağlam oynardı. Evine, ziyaretine gittik. Ustam müdürüm Muhittin Akbel ve sevgili Mustafa Uğur ile.  Çok memnun kaldı. Hediye ablam yine aynı börekten yapmış, Allah razı olsun. 

HACI YA HAKKIBI VERİYOR

İyiliksever, insan sever, doğasever, hayvansever, zararsız, çok yararlı, dinimizi tam olarak yaşayan, dini bütün, karakterli, haram yemeyen, hak yemeyen, adil ve de namazında niyazında, namazını dosdoğru kılan, kalp kırmaz, zor şartlarda bile orucunu tutan kaliteli bir insan evladı, lakabının hakkını veren bir Hacı Amca. Ortopedik, Beyin Cerrahilik sorunları var. Yürüyeceksin. Hatta sahaya çıkıp oynayacaksın. Yanında Altaylı, Onurspor antrenörü Mustafa Uğur hocam oynayacak. Takım arkadaşın Orhan Özuğur (İmam Orhan) hocam da gelir. Senin için koşa koşa gelirler. Maçı da ben yöneteceğim, söz, inşallah. Muhittin abim de yazacak, sallayacak 'Şöyle olsa böyle olurdu' diye. Güzel günler göreceğiz Hacı Amca. 

KENDİM İÇİN İSTEMİYORUM

19 yaşlarında. Yıl 1985. Yaşım çıktı ortaya çıktı, Derneğe, cemiyete üye olmak istedim. Almadılar, kabul etmediler. Benim de hatam var, üstüne düşmedim. Sonra arayan da olmadı. 'Daha yaşın küçük, devamı gelir' dediler. Ne güzel işte, ne var bunda. Şimdi stajyerleri bile üye yapıyorlar. Sağlık olsun. Baktım onlarca kişiye berat verdiler, törenle. Üyeler haliyle. Tebrikler, gözümüz yok. Bu işin tozunu, çamurunu yutmamışlar da çıkabilir. Diyorum ki dünya gözüyle, tam da vaktiyken. Hikmet Kızak ağabeyim de hatırlansa. Moral olsa. Çok mu zor. Metin Ok ağabeyim vardı, Allah rahmet eylesin. Dursun Özmen, Abdullah Yavuz, İzzet Güney, Ahmet Özcan'lar da var. Emekçi, onurlu insanlar. Kendim için istiyorsam namerdim.

SORU MU KALMADI ?


Son şampiyon, süper kupa şampiyonu Trabzonspor'un yıllar süren istikrarını kupalarla taçlandıran başarılı Teknik Direktör Abdullah Avcı'ya basın toplantısında, aynı sorular.  40 yıl önce de vardı. '3-5-2 yerine 4-4-3 olsa, onun yerine bu oynasaydı' gibi anlamsız, sportif olmayan sorular. Bugüne dek o işleri girmedim, hocanın işi o. Kızdı Avcı. 'Bana böyle sorularla gelmeyin' dedi, çok haklı olarak. 'Bana atağı, pası, ortayı sorun onları açıklayayım, geliştirelim' dedi. Avcı gibi hocaların artması, böyle soruların azalması dileğiyle. İyi haftalar. İşinin hakkını verenlere, selam olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum